|
Günübirlik
Midilli
Turu
Görülecek
Yerler :
Kaloni –
Petra –
Molivos
–
Mandamados
-
Taksiarhis
Manastırı
- Thermi
–
Midilli
şehri
Saat 10
– 11
arası
Gümrükten
çıkış
Otobüslere
yerleşme
ve hemen
hareket.
Türkçe
rehber
eşliğinde
Barbaros
Hayrettin
ve Aruz
Kaptanların
hikayesi
ile
Kaloni
ve
ardından
Petra’ya
doğru
yol
alıyoruz.Yaklaşık
bir
buçuk
saat
sonra
özgün
mimarisi
ile
dünyanın
en ünlü
köylerinden
biri
seçilen
MOLİVOS’a
varış..
Ortaçağ
kalesi,
Osmanlı
çeşme ve
camileri,
şirin
çarşısı
ve
cumbalı
taş
evleri
izleyerek
Arnavut
kaldırımlarda
zevkli
adımlar..
Alışveriş
ve öğle
yemeği
için
serbest
1 saat
zaman..
Kuzey –
Doğu
güzergahından
Skamnia
yolu ile
Ortodoks
kilisesinin
en
önemli
adak ve
dilek
ibadethanelerinden
biri
olan
MANDAMADOS
’taki
ünlü
TAKSİARHİS
(BAŞMELEK)
MANASTIRI’na
ziyaret..
Manastır
bahçesinde
lokma-ballı
yoğurt
molası.
Dönüş
yolunda
küçük
asya
göçmenlerinin
yerleştiği
Yeni
Ayvalık
– Need
Kidonies’u
geçerek
Osmanlı
dönemi
ve
sonrasının
en lüks
oteli –
Thermi’deki
SARLICA
PALAS’ta
fotoğraf
molası..
Midilli
şehir
merkezi
–
Gümrüğe
varış..
*Vakit
elverirse
tekne
hareket
saatine
kadar
liman
bölgesinde
serbest
zaman..
TEK
KİŞİ
FİYATI :
60 EURO
FİYATA
DAHİL
OLANLAR:
GİDİŞ –
GELİŞ
FERİBOT
ÜCRETİ,
OTOBÜS,
ADA TURU
VE
REHBERLİK
HİZMETLERİ
LACİVERT
PASAPORT
İÇİN
SCHENGEN
VİZESİ
GEREKMEKTEDİR
(
GÜNÜBİRLİK
TURLAR
İÇİNDE
VİZE
GEREKLİDİR
)
YEŞİL
PASAPORT
VİZEDEN
MUAFTIR.
|
|
Midilli
Adası
Hakkında:


Midilli
Ege
Denizinde,
Türk
kıyıları
önünde,
Yunanistan'a
ait bir
ada.
Yunanca
ismi
Lesbos'dur.
Ada ile
Anadolu
arasında
kuzeyde
8,5
km'lik
Müsellim
Kanalı
ve
doğuda
12
km'lik
Midilli
Boğazı
vardır.
Tepesi
Köreke,
tabanı
Sağrı
Burnu
açıklarında
olan
batı ve
güneydoğusunda
büyük
birer
girinti
olan
üçgen
şeklinde
bir
adadır.
Midilli'nin
diğer
Ege
adaları
gibi
çöküntü
ve deniz
yükselmesi
sonucu,
kaybolan
kara
parçasının
yüksek
kısımlarından
meydana
geldiği
sanılmaktadır.
Nüfusu
141.000,
yüzölçümü
1696
km2dir.
Midilli
Adasının
çok eski
devirlere
dayanan
bir
geçmişi
vardır.
Karadeniz
ve Kuzey
Anadolu
ile
Anadolu'nun
kuzeybatısını
Akdeniz'e
bağlayan
yollar
üzerinde
bulunması
ve
birçok
büyük
medeniyetin
kurulduğu
Batı
Anadolu'ya
yakın
olması
adanın
kısa
sürede
ilerlemesini
sağladı.
Trakya
ve Batı
Anadolu'da
koloniler,
sömürgeler
kurdular.
Bir ara
rakip
sitelere
ayrılan
Ada'ya
daha
sonra
Mytilene
Sitesi
hakim
oldu.
Adanın
bundan
sonraki
tarihi
Batı
Anadolu'nun
bir
parçası
olarak
cereyan
etti.
Persler'in
kısa
süreli
hakimiyetini
Makedonyalı
İskender'in
işgali
ve
Romalıların
eline
geçmesi
takip
etti.
Türklerin
Anadolu'yu
fethetmeleri
ve Ege
kıyılarına
dayanmaları
ve İzmir
Emiri
Çaka
Beyin
Ege
Körfezini
almasından
sonra
Midilli,
1051'de
Selçuklu
Türklerinin
eline
geçmiştir.
Ancak
Bizans
Kayseri
Aleksios
Komnenos
Çaka
Beyin
vefatından
sonra
Ada'yı
geri
aldı.
1204
yılında
başlayan
Dördüncü
Haçlı
Seferi
esnasında
İstanbul,
Latinler
tarafından
ele
geçirilince
Venedikliler
Midilli'yi
işgal
ettiler.
1355'ten
sonra
yüz yıl
kadar
Gattilusi
Sülalesinin
idaresinde
kalan
ada,
1453'te
İstanbul'un
fethedilmesiyle
üç bin
duka
altın
vergiye
bağlanarak,
Osmanlı
tabiyetine
girdi.
1456'da
Fatih
Sultan
Mehmed
Hanın
emriyle
Sadrazam
Mahmud
Paşa,
Midilli'nin
fethine
memur
edildi.
Ancak
halkın
bağlılık
belirtmeleri
üzerine
bundan
vazgeçildi.
Ada'da
çıkan iç
ayaklanmalar
sonucu
başa
geçenlerin
korsanlarla
işbirliği
yapmalarının
Osmanlı
siyasetine
zarar
vermeye
başlaması
üzerine
Mahmud
Paşa
tekrar
Midilli'ye
gitti.
Yirmi
yedi gün
süren
kuşatma
sonucunda
7 Eylül
1463'te
Ada ele
geçirildi.
Midilli'nin
fethinden
sonra
korsanlar
cezalandırıldı.
Fakat
halka
serbestlik
tanındı.
1464'te
Venediklilerin
adayı
alma
gayretleri
sonuçsuz
kaldı.
1502'de
Venedik
ve
Fransızlar
Midilli'yi
ele
geçirdiler.
Fakat
Saruhan
Valisi
Korkut
Çelebi
ve
Hersekoğlu
Ahmed
Paşa
adayı
geri
aldılar.
Bu
tarihten
sonra
Midilli,
16.
yüzyılda
Türk
denizcilerinin
Akdeniz'e
açılmak
için
kullandıkları
bir
deniz
üssü ve
Cezair-i
Bahri
Sefid
(Akdeniz
Adaları)
eyaletine
bağlı
bir
sancak
oldu.
Oruç
Reis,
Barbaros
gibi
Ünlü
Türk
denizcileri
Midilli'yi
merkez
yaparak
Akdeniz'de
Osmanlı
hakimiyetini
tesis
ettiler.
On
yedinci
yüzyılda
Girit'in
fethi
esnasında
boşalan
adaya
saldıran
Fransız
ve
Venedikliler
püskürtüldüler.
On
dokuzuncu
yüzyılın
başlarında
gelişen
Yunan
milliyetçilik
hareketleri
adaya
sıçramadı.
1830'da
Yunan
Devletinin
kurulmasından
sonra da
Midilli'nin
Osmanlı
Devletine
bağlılığı
devam
etti.
Yirminci
yüzyılın
başlarında
Avrupa
devletlerinin
baskılarına
uğrayan
ada,
Trablusgarb
Harbinde
İtalyanların
işgaline
uğradıysa
da
antlaşmayla
Osmanlı
Devletine
bırakıldı.
Balkan
Harbinden
sonra
imzalanan
13 Şubat
1914
tarihli
Londra
Antlaşmasıyla
Yunanistan
idaresine
verilen
Midilli
Adası,
Birinci
Dünya ve
İstiklal
Harbinden
sonra 24
Temmuz
1923
tarihli
Lozan
Antlaşmasıyla
da,
askeri
üsler ve
askerden
tecrid
edilmek
şartıyla
aynı
devlete
bırakılmıştır.
İkinci
Dünya
Harbinde
Mihver
devletlerince
(Almanya-İtalya)
işgal
edilen
Midilli
Adası,
bugün
Yunanistan'ın
idaresindedir.
Midilli
Adası
yeryüzü
şekilleri
ve iklim
bakımından
da
Anadolu'nun
bir
parçasıdır.
Kıyıdan
hemen
içeride
başlayan
yükseltiler
ortalama
500 m
civarındadır.
En
yüksek
nokta
güneydeki
Aya İlya
(940 m)
Tepesidir.
Akdeniz
ikliminin
görüldüğü
adanın
genel
bitki
örtüsü
makidir.
Yer yer
küçük
korular
ve
yüksekçe
yerlerde
yabani
zeytin
ağaçları
da
görülür.
Adanın
doğusundaki
Yero ve
batısındaki
Kalonya
körfezleri
korunaklı
birer
limandır.
Adanın
geniş
bir kıta
sahanlığı
vardır.
Halk
daha çok
balıkçılıkla
uğraşır.
Ovaların
çok az
olması
yüzünden
ziraat
gelişmemişse
de
bağcılık,
meyvecilik
ve
özellikle
zeytin
tarımı
yapılmaktadır.
Adada
ırmak ve
göl
yoktur.
İç
ulaşım
iyi
vasıflı
olmayan
karayolları
ile
sağlanır.

|